28 May 2015

Tembellik Bitsin

 Kabul edelim ki Yağız ın pankartında ki mesaj çok anlamlı. Fakat uygulama da bir sorun var bende onun farkındayım fakat pankartını baş köşelerde taşıyan, kardeşine tembel olmamak adına eğitim veren Yağız ın mesaj ve uygulama arasında ki ince çizgiyi işine gelmediği için pek fark etmediğini düşünüyorum.  Tembelliğin detaylarını oturduk birlikte internetten okuduk. Ve dedi ki  " bak oda toplamaktan hiç bahsedilmiyor" "çocuğumm dedim bu senin sorumluluğun burası senin yaşam alanın sana git benim yatak odamı topla demiyorum ki" "ama toplamayınca tembel olmuyorum ben" dedi. Evet bende tembel kelimesini pek sevmem kolay kolay da kimse için kullanmam. Sanırım küçük bey de o kısma takıldı. " tabii ki tembel değilsin sadece toplamazsan odan dağınık olur ve ne aradığını bulamaz, eşyalarında yerlerde mahvolur" dedim  "ben yine de bu konuyu öğretmenime soracağım" dedi. Bende öyle işte boşa konuşmuş oldum :)) Şu fotoğrafta ki sahneyi 3 - 6 yaş arası Yağız ın odasına görmek imkansızdı. Odanı topla dediğimi bilmem o derece tertip ve düzenliydi şaşırdık hatta. Millet ileri gider biz tersine şimdi yapamadıklarının acısını çıkarıyor diye...
devamı »

27 May 2015

Hayallerinin Peşinden Koş

 Kulağa ne hoş geliyor değilmi? Tabii peşinden koşabileceğin bir hayalin varsa!  Tipik balık burcuyum yer yer hayal dünyasında yaşar bir ara gerçek dünyaya inen tiplerden(dim).  Kendimi en kötü hissettiğim, ennn mutsuz olduğum anlarda bambaşka bir hayal dünyasına dalar olmak istediğim yer ve olmak istediğim anı yaşar kendime de gelince gerçek hayatla yüzleşir(dim).  Ne gerçek hayatın acısı ne de toz pembe dünyamın hayalleri asla birbirine karışmadan kendimi çok güzel idare ettim. Gereksiz ergen tripleri yaşamadım, birden de büyümedim doya doya oynadım bebeklerimle yavaş yavaş büyüdüm hep. Tadını çıkara çıkara kendime de aileme de eziyet etmeden. (bana göre tabii :) )  18 yaşım da da hayalim vardı, 22 de de , 28 de de. Ama nedense hiç hayallerimin peşinden koşacak kadar cesaretli olamadım. Ve her zaman hayallerinin peşinden koşan insanlara gıpta ile baktım. Baktımm ama hiç gaza gelmedim. Keşke de demedim.  Ama 30 lu yaşlarımın başı itibariyle keşke diyorum keşke onca kurduğum hayallerimden beni mutlu edecek bir kaçını yapsaydım. Yani keşke hayallerimin peşinden koşsaydım. Daha mutlu olabileceğim işler peşinde koşsaydım. Hedeflerim...
devamı »

25 May 2015

Başarıya Götüren Aile

Doğan Cüceloğlu kitapları her zaman yön bulmakta faydalandığım kitaplar arasında olmuştur. Bu kitap içerisinde okuduğum bazı sahnelerde beni kendime getirdi. Uzun uzun notlar aldım ve uygulamaya başladım.  Özellikle çocukları sınava hazırlanan ailelerin mutlaka okuması gerektiği bir kitap olduğunu belirtmek isterim. Örneklerle anlatılmış olması kafada oluşan tüm soruların cevaplarını vermektedir. Kitaptan aldığım bazı notları paylaşmak isterim; KENDİ YAŞAMINI YÖNETME SORUMLULUĞUNUN BİLİNCİNE VARMAK  Köstekleyen aile de, 5 yaşındaki Sumru nun önüne annesi dört köfte koyar ve "haydi ye"der. Sumru 2 köfte yedikten sonra annesine doyduğunu söyler. Annesi, "hayır doymadın, iki köfteyle doyulur muymuş? Tabağındaki  köfteleri bitireceksin" der. Bu aile de Sumru kendi yaşamının direksiyonunda değildir; kendi yaşamının direksiyonuna geçmesi kösteklenmiştir. Bu mesaj şudur; "sen doyup doymadığını kendin bilemezsin; ben bilirim."  Bu şekilde büyüyen çocuk "sen bilmezsin, büyükler bilir" mesajına gerçekten inanır ve ömür boyu başkası tarafından yönetilmeyi bekler. Kendi yaşamının direksiyonuna oturamayacağını ve oturmaması gerektiğini kabul eder.  Diğer...
devamı »

22 May 2015

Ter Kokusu

 Malum havalar bugün yağmurlu olsa da yavaş yavaş ısınmaya başladı.  Kışlıklar kalktı hafif yazlık kıyafetler gün yüzüne çıktı. Kısa kol, kolsuz vs derken deodorant, parfüm ve benzeri ter kokusu önleyici kozmetik ürünlerini de artık çantalara atma vakti gelmiştir diye düşünüyorum.  Bu bir reklam değil bir nevi isyan yazısı başlangıcıydı :)  Çünkü havaların ısınmasıyla  ter kokusu gündem de olmaya başladı. Kapalı bir alanda çalışıyorum ofise gelenlerin ter kokusundan baş dönmeleri yaşamaya başladım resmen.  Sadece ofiste değil aslında mağazalar da süslü püslü, şık giyimli kadınların da arkalarında bıraktıkları kokuyu duydukça kendimden geçiyorum.  Evet ter kokusu rahatsız edici, evet terlemek bazı insanlarda hastalık, evet bazı insanların tenleri kokabiliyor. Amaaa biraz olsun dikkat edilebilir. Özellikle havalar ısındığında çantada, arabada koltuk altı roll on u bulundurmak küçük çaplı bir çözüm olabilir.  Benim ailemde de var aşırı terleme sorunu olan ama çoğu dikkat ediyor ne zaman görsem ellerinde deodorant var.  Bununla mücadele edenleri yargılamıyorum bile benim kızdığım kendi kokusundan bile...
devamı »

21 May 2015

Göz Alerjisi

 Kendim bildim bileli gözlerim hassastır güneşe, ışığa bakamam kaşınır, kızarır ve şişer.  Ortaokulda ilk gözlük verildiğinde arkadaşlarım dalga geçiyor diye takmamıştım sonuç olarak da göz numaram hızla ilerledi ve yıllardır lens ile mücadele ediyorum.  Maalesef Yağız da bana çekmiş. Onda benden erken başladı ilkokul 1.sınıf itibariyle daimi olmasa da gözlükle tanıştı. Bunda şimdi ki çocukların telefon, tablet, tv gibi teknoloji aletleriyle daha bir iç içe yaşamalarının etkisi var.  Tüm arkadaşları gözlükle çok yakışıklı olduğunu söylediği için ara ara takması gereken gözlüğü Yağız bey bu iltifatlar yüzünden yatana kadar takmaya başladı ve ondan mı tam bilinmiyor ama göz numarası ilerledi.  Bahar ayları da geldiği için bir taraftan gözlüğün verdiği ağırlık diğer taraftan gözde kaşınma başlaması kabusumuz oldu. Çoğu zaman damla ile iyileştirdik ama dün gözü iyice kapanınca öğretmenide panik olmuş ve acilen alıp doktora götürdük sonuç belli göz alerjisi!   Top oynadığı pis elleriyle güzelce ovduğu içinde mikrop kapması kaçınılmaz. 6 yaşına kadar sık sık el yıkayan çocuğun büyüdükçe...
devamı »

20 May 2015

Ela 26 Aylık

  Artık bebeklikten çıkma çabası içinde büyüme meraklısı bir minik var evimizde.  Çığlık çığlığa dediğini yaptırma huyları had safhada. Elimden geldiğince uyarımı açık bir şekilde yaparak başka tepki vermemeye çalışıyorum.  Vurma huyunun başladığı bir dönemdeyiz fakat kızdırılmadığı sürece gayet mutlu bir çocuk ve kimse ye saldırmıyor. Dediğini yapmayan abisi hariç :)  İştahı için dağlara taşlara vurayım maşallahı var. Ve artık tamamen desteksiz yemeğini yiyebiliyor. Sofrada onunda çatalı bıçağı tabağı var. Ve bu onu çok mutlu ediyor.  Uyku konusuna değinmiyorum hiç hala az uyuyan bir evlat az uyku çokça yemekle yaşamını sürdürüyor. Kg almıyor formunu şahane koruyor.  Oyun hamurlarından ve boya kalemlerinden uzaklaştı gibi artık daha fazla kalabalık oyunlara yöneliyor. Evcilik, saklanmbaç gibi...  Renkleri daha öğrenemeden harfleri öğrenme merakı başladı. Özellikle adının harflerini tanımak için çaba sarfediyor.  Pembe etek, pembe elbise, pembe toka tepeden tırnağa pembe giyinmek gibi bir çabası var. Pembe sevdasına oje merakıda başladı. Şimdilik küçük tırnağına sürerek hevesini bastırabiliyoruz.  Durduk yere dakikalarca...
devamı »

19 May 2015

Ne Mutlu Türküm Diyene

19 Mayıs'ın Anlamı Ve Önemi  Şanlı Türk Tarihi bir çok başarılarla süslüdür. Tarihimizde yaşanmış olan bu başarılar hiçbir zaman unutulmayacaktır. Başarılarımızın hatırlanması ve bu başarıları elde eden insanlarımızın hatırlanması amacı ile belirli gün ve haftalarda bir dizi etkinlikler düzenlenmektedir.Milletçe kutladığımız bu milli bayramlar içerisinde 19 Mayıs Atatürk’ü Anma Gençlik ve Spor Bayramı da vardır. 19 Mayıs tarihi bizim için çok şeyler ifade etmektedir. 19 Mayıs 1919 günü Atatürk’ün Samsun’a milli mücadeleyi başlatmak için geldiği bir gün olması sebebiyle aslında Türk milletinin de kurtuluşunun başladığı gündür. Kurtuluş mücadelesinin başladığı yer olarak ta kabul edilmelidir. Atatürk’ün doğum gününü soranlara, 19 Mayıs’ı işaret etmesi bunun en büyük kanıtı kabul edilmelidir.19 Mayıs tarihinin yasa ile milli bayram ilan edilmesi bu günün anlam ve öneminin büyüklüğüne en büyük işarettir. Mondros Mütarekesi’nin imzalanmasından sonra 13 Kasım 1918’de İstanbul’a gelen Mustafa Kemal Paşa, altı ay kaldığı bu ilde, vatanın kurtuluşu için çeşitli girişimlerde bulundu. Padişahla görüşerek bu konudaki düşüncelerini ona aktardı. Güçlü bir hükümetin kurulabilmesi...
devamı »

15 May 2015

HAYAT KISA EĞLENELİM AGA!

Yetişkinlerin ve çocukların, doyasıya eğlendiği VIALAND Tema Park, hayatın eğlenceli yönünü sizlere hatırlatmak ve en güzel şekilde yaşatmak için hizmetinizde. 120.000 metrekarelik alanda konumlandırılan Türkiye’nin ilk ve tek tema parkı olan VIALAND, birbirinden farklı üniteleri, maskotları, etkinlikleri ve rengarenk yüzü ve sınırsız eğlencesi ile büyük küçük herkesi bekliyor. Vialand;  Nefeskesen, Viking, Maceraperest, Çılgın nehir, Fatih’in Rüyası gibi  birbirinden eğlenceli onlarca  ünitelerinin yanı sıra, Kaptan Gaga, Vega ve Apostrof gibi karakterler ile de neşenize neşe katacak. Bünyesinde bulundurduğu Alışveriş Caddeleri, Tema Park, VIALAND Palace Hotel ve Gösteri Merkezi ile, kendi alanında bütünleşik ve birebir eşi olmayan bir konsepte imza atarak dünyada bir ilki gerçekleştiren Vialand, 7’den 77’ye herkesi sınırsız eğlence ve özgürce alışveriş için davet ediyor. Bir boomads advertorial içeriğidir. boomads_offer_client = "80b6a02230bf4a329b98a04e6431904c"; boomads_offer_id ="1168...
devamı »

13 May 2015

Aliexpress Alışverişim

aliexpress i bilmeyen varmı?  Pek güvenip alışveriş yapmayı daha önce denememiştim. Ta ki bir arkadaşım kızına Türkiye de yüz küsür olan elsa kostumünü bu site sayesin de 25tl ye getirtene kadar. Kargonun gelmesi 25 günü buldu ve dediğine göre de gayet kaliteli bir ürün çıkmış.  Bende ondan cesaret alarak sipariş vermeye karar verdim. Daha önce okuduğum uyarıları dikkate alarak satıcının ürün satış puanına ve sattığı ürünler için yapılan yorumlarına bakarak sipariş verdim. Ve Ela ya internette 50-60tl arası satıldığını gördüğüm 2 tane sandaleti 35tl ye almış oldum.  Param yandımı, acaba gelirmi ki derken dün ptt kargo ile ürünler elime ulaştı. (23.gün)  Ben çok beğendim ikisi de gayet yumuşak ve çocuk için kullanışlı. Yalnız normalde 22 no giyen Ela için bu gelen ayakkabıların biri 23 diğeri 24 ve fotoğrafta da göründüğü üzere çok büyük gelmedi. Çünkü Türkiye de giydiği ayakkabı numarasına göre değil ayak cm dikkate alarak sipariş verdim. Güzel de tutturmuşum :) Tabii önemli olan küçük hanımın beğenmesiydi sağolsun çok beğendi yatarken bile zor çıkardım ayağından fotoğraftaki gibi ikisi ayakkabının...
devamı »

12 May 2015

Anneye Not

 İmza: Küçük ergen Yağız  Akşam çocuklar yatınca Ela nın koltuk üzerine bıraktığı küçük not defteri elime geçti tam yerine koyacakkende düştü ve içinde yazılan bu not dikkatimi çekti.  Yağız tabii ki evin küçük ergeni!  Acaba dün gecemi yazdı diye düşündüm. Evet odanı topla, dişlerini fırçala dedim oda her zaman ki gibi homurdanarak yaptı ve yattı.  Sabah sordum "yok anne onu daha önce sana kızdığım zaman yazmıştım bazen bende sizin gibi sinirlenebiliyorum" dedi.  İyi de oğlum biz sinirlenince evden kaçmayı düşünmüyoruz desemde onun cevabı daha iyidi :)  - Anne merak etme güvenlik beni çikolata almak için markete bile salmıyor"  He yani güvenlik salsa kaçıçakmı bu çocuk anlamadım gitti. Sarıldık, öpüştük, gülüştük konuyu da çok uzatmadık. Sonra oturdum düşündüm, kendimi sorguladım.  Valla evde öyle sürekli baskı yapan bir anne değilim ama kabul ediyorum her dediğini de yapmıyorum.  Ne zor iş arkadaş çocukları memnun etmek. Dün uyku eğitimi kitaplarını rafa kaldırmıştım bugünde çocuk psikolojisi kitaplarını kaldırıyorum. Başka taktikler bulsam iyi olacak :) Not: Hoşuma giden tarafı bende kendimi bildim bileli sinirlenince...
devamı »

11 May 2015

Uyku Eğitimi Verememek

  Geriye dönüp yazılarıma bakıyorum da en favori konum uyku eğitimi olmuş.  Maşallah okuyup okuyup uygulamaya çalışmışım ama işe yaramamış.  Hatta tercih yapmışım kendime iştahsız çocukmu uykusuz çocukmu diye sorup iştahsız çocuğu seçmişim :)  Yine de umudumu kaybetmemişim elbette düzene girecek demişim.  Ama tık yok hala uykusuz bir evladım var. Karşı olsam da bitkisel uyku şurupları da denedim. Yoook oda etki etmedi.  Burdan uyku eğitimi kitapları yazan;  Richard Ferber e sesleniyorum; olmuyor canım ya kontrollü ağlatma tekniğin bizde sökmedi. Tüm rutinlerini uyguladım. Öptüm iyi geceler dedim kapının önünde görünmeden bekledim birkaç dakika sonra sakinler susar demişsin ama dakikalarca ağlama rekoru var bizim kızın ağlatamadım daha fazla korktum konu komşu çocuğumu kesiyorum sanacak kapıma dayanacak diye korktum. 3. gece de 5 dk içinde uyku dalar diyorsun bir hafta denedim uykuya dalma süresi 45dk dan 1 dk aşağıya inmedi.  Sevgili Tracy Hogg - Yatır kaldır tekniğin pek meşhur onu da denedim. Bir gece de 40 kere yatır kaldır yaptım ama kene gibi üzerime yapışıyor kaldırdım mı bidaha yatıramıyorum. Yatağın parmaklıklarına...
devamı »

10 May 2015

Her Kadın Değerlidir...

 Yazdım yazdım sildim.  Bugün anneler günü sanal alem duygu yüklü yazılarla fotoğraflarla dolu.  Bugün için günler öncesinden blogum için yazı hazırlamıştım ama yayınlayamadım ve sildim.  Çünkü bugün eminim face de, instagram, twitter da yazılan anneler günü mesajlarını okuyarak içleri kan ağlayan, çok üzgün kadınlar vardır.  Kimi annesini kaybetmiştir, kimi evladını.  Anne olmak için yıllarca tüp bebek tedavisi gören kadınlar da var.  Evlatları vatan uğruna şehit olan anaları da düşünün.  Bu yüzden hiçbir yerde; ben şanslıyım anam var, çocuklarım var diye haykırmadan sessizce anneler gününü kutlamak istedim.  Bu yazıya bile çocuklarımla resmimi eklemeye çekindim.  Sizler de lütfen sanal alemlerde çocuklarınızın ve eşinizin aldığı hediyeleri yayınlarken bir yerlerde başka kadınları üzdüğünüzü de düşünün. Anne olsun ya da olmasın her kadın özeldir ve her kadın değerlidir. sevgilerimle, Bizi takip edin Facebook İnstagram...
devamı »

8 May 2015

İLK 1000 GÜN BEBEĞİNİZİN GELİŞİMİ İÇİN NEDEN ÖNEMLİDİR?

Bebeğiniz karnınıza düştüğü ilk günden itibaren, birlikte birçok ilki deneyimlersiniz: ilk kalp atışı, onu karnınızda hissettiğiniz ilk an, başını göğsünüze ilk yaslayışı, ilk gülümsemesi, ilk adımları… O anlarda daha da iyi anlarsınız ki anne olmak; paha biçilemez bir histir ve yalnızca bebeğinizin dünyayı keşfettiği değil, sizin de anne olmayı tüm kalbinizle hissedip tecrübe ettiğiniz, bitmeyen, harikulade bir yolculuktur. Bebeğinizle geçirdiğiniz ilk 1000 gün, yani hamileliğinizin ilk gününden bebeğinizin 2 yaşına kadar geçen süre, onun sağlığında ve gelişiminde büyük paya sahiptir. Yaşamın bu ilk 1000 gününde bebeğinizin büyüme hızı mucizevidir; ilk 1 yılında kilosu 3 katına çıkar, 2 yaşının sonunda beyin gelişiminin %85’i tamamlanır. Bu fiziksel ve zihinsel gelişimi etkileyen en büyük faktörlerden biri ise bebeğinizin iyi beslenmesidir.  Bir anne olarak bebeğinizle geçirdiğiniz ilk 1000 günde beslenme düzeninizde sağlıklı alışkanlıklar edinmek ve bu alışkanlıkları bebeğinize de kazandırmak, bebeğinizin hayatının geri kalanında sağlıklı bir birey olarak gelişmesinin temellerini atacaktır. Aptamil devam sütü, 30 yıldır anne sütü üzerine yaptığı sayısız araştırmalar,...
devamı »

7 May 2015

2 Yaş Sendromlu Yazılar

 2 yaşına iyi güzel sakin girdik maşallah derken 2 haftadır çocuğumun ayarları bozuldu.  Çıkardığı krizleri yazacağım ki ileride okusun görsün kendini :)  Çocukla avm lere gitmeye karşı olsam da akşam arkadaşla aldık çocukları gittik büyükleri soktuk oyun alanına bizde 1 saat dolanırız dedik. Ela nasılsa gezmeyi seviyor sorun da çıkarmıyor, elimizi de bırakmıyor, bir şeyi tutturursa watsons a girip bir ruj sürdük mü gıkı çıkmıyor(du).  Mickey mouse uçan balonunu verdik eline çok sevindi hem oynar hem dolaşır dedik.  Ama kazın ayağı akşam öyle olmadı. Benim sakin sakin yürüyen kızım sanki haftalardır eve kapatılmış gibi avm içinde koşmaya başladı. Normalde korkar asla bensiz ilerlemez ama ipten kopmuş gibi koşmasına şaşkın şaşkın bakakaldım. Meğer bu daha başlangıçmış.  Benim en iyi alışveriş arkadaşım olacak dediğim küçük hatun en son koton mağazalarında takmış takıştırmış mağazadan kaçmaya çalışıyordu. Üstündeki leri aldık kıyamet koptu. Direk kendini yere atmalar başladı. Yürüyen merdivenlere tırmanmalar falan noluyoruz ya dedirtti bana.  En son lcw mağazasında kabinler arası koştururken yere yapışmasıyla bizim 1 saatlik mağaza...
devamı »

6 May 2015

Mini Kitaplığımız

 Evde babamız hariç herkesin kendi kitaplığı var. Ela yı da mahrum bırakmadık tabi. Büyük kitaplıklar için erken olduğunu düşününce çözümü ikea da ki çerçeve raflarını kitaplık yapmakta buldum.  İki boy seçeneği olan bu raflardan ben iki tane kısa boy aldım ama iki uzun da üst üste güzel durabilirmiş.  Niyetim Ela nın kolay ulaşımı için boy hizasında olmasından yanaydı ama maalesef odasında en müsait duvar burasıydı.  Ela da bizde çok sevdik. İnsanlık için küçük Ela için büyük bir adım atarak mini bir kitaplık yaratmış olduk. Böylece salonumda ki kitaplığımı işgal eden miniğin kitaplarından kurtulmuş olduk :)  Ne olcak onun kitaplarından demeyin kendi kitaplarıma da evlatlarıma gösterdiğim özen gibi itinayla bakar ve saklarım ;)  Sizler de yapmak isterseniz google görsellerde çok fazla seçenek var. Eviniz için ve çocuğunuz için en uygununu seçebilirsiniz.  Dipnot: kitap okunmayan bir evde büyüyen çocuğun kitap sevmesini beklemeyin. Sevgiler......
devamı »

5 May 2015

Tuvalet Eğitiminde Anne İtirafı

  Emzik bıraktır, biberon bıraktır derken bunun ucu tuvalet eğitimine dayanır.  Önce çocuk hazırmı diye takip edersin sonra bezi çıkarıp ufak ufak denemeye başlarsın. Şanslıysanız 1 aya kadar kurtulursunuz bezden, şansınız yoksa çocuğunuzda inatçıysa aylarca sürer bu eğitim. Yağız da 2 yaşında bir başladık tuvalet eğitimine Allah sizi inandırsın 3 yaşa doğru anca bıraktırabildik. Son dönemlerinde inat edip kakasını yapıp bezini kendi çıkarıyor halının üzerine atıyordu. Ağlayarak halı sildiğim dönemleri çok iyi hatırlarım. Yani sabır sınırlarımızı sonuna kadar kullandı Yağız.  Ela ilk doğduğunda aklıma gelen şeylerden biri 0-3 yaş arasında ki en zor dönemin benim için tuvalet eğitimi kısmı olduğunu düşünmüştüm ki Ela kendi kendine "çişim var" diyene kadar öyle düşünmeye devam ettim. Sendromlardan korkmadım şu tuvalet eğitiminden korktuğum kadar.  Şimdi Ela yı gözlemliyorum da 20 aylıktan beri geceleri kuru bezle kalkıyor. Bende hemen o dönemde banyoya Yağız dan kalma oturağı koydum görsün merak etsin dener belki dedim. Öyle de oldu benimle tuvalete girip beziyle bile olsa oda lazımlıkta oturma çalışmaları yaptı....
devamı »

4 May 2015

Pazartesi Sendromu

 Sandalye de bile olsa oturup yazı yazmayı şuan itibariyle en büyük keyif ilan ediyorum.  Perşembe akşamı işten 3 gün tatil ohh ne güzel diyerek çıktım. 3 gün boyunca koltuk yüzü göremeyince bugün bel ağrılarıma rağmen işyerinde ki sandalyemi öpecek kadar özlediğimi farkettim.  Ev hanımları diyecek şimdi biz ne yapalım kaçacak yerimiz yok haklısınız da işiniz zor ama sizde tüm hafta boyunca kurulu olan düzen bizde sadece tatillere sıkıştırılmaya çalışınca az biraz anamız ağlıyor. Bu kadar çalışmaya bir temizlikçi bir yardımcı tutacak para olsa hiç sıkıntı yok ee o da olmayınca malum herşey yine kadına bakıyor.  Sadece kadına bakmasın diye de evde kuruyan çamaşırları veriyorum Yağız  a ( kendi kıyafetlerini) o katlayıp dolabına yerleştiriyor. Baba balkon temizliğinden sorumlu. Ela ise maalesef sadece dağıtma kısmı ile ilgileniyor ama baktım pembe bez tutkusu var verdim eline pembe bezi toz aldı.   Benmi? Ben yattım keyif yaptım demek isterdim ama mümkün değil :)  Çamaşır makinasıyla tatillerde daha bir sarmaş dolaş oluyoruz. Gün boyunca yıka as ütüle kısır döngüsüyle artık oda arıza vermeye başladı.  Neyse detaya...
devamı »
Bumerang - Yazarkafe