28 Mar 2017

Zorbalık Hakkında

Çıktısını alarak Yağız'a okuttuğum bir yazıyı sizlerle de paylaşmak isterim. Okul çağında ki çocuklar ile bu konuyu başlarına gelmeden önce konuşmakta fayda var. Zorbalık, okullarda yaşanan oldukça yaygın bir şiddet türüdür ve güçlü olan bireyin kendi kazanç ve memnuniyeti için kendisine karşı koyamayacak kadar güçsüz olana tekrarlayan ve acı veren nitelikte fiziksel, psikolojik, sosyal veya sözel saldırılarda bulunmasıdır. Bir başka deyişle, kendilerinden yaşça daha küçük ya da fiziksel olarak daha güçsüz olan öğrencilerin yaşça büyük ya da güçlü olan öğrenciler tarafından hırpalanması ya da küçük düşürülmesi anlamına gelen zorbalık, anaokulundan liseye hatta üniversiteye kadar birçok alanda büyük ölçüde sorun teşkil etmektedir. Genel anlamda bir eylemin zorbalık olarak tanımlanabilmesi için bazı temel ölçütler gerekmektedir. Bunlar, · Kasıtlı olarak zarar verme amacıyla saldırgan davranışlarda bulunulması, · Bu olumsuz eylemlerin bir kez değil, sürekli bir şekilde uygulanıyor olması, · Taraflar arasında güç dengesinin eşit olmaması, · Genellikle sistematik ve organize davranışlardan oluşması, Zorbalık Türleri Fiziksel zorbalık: Isırma,...
devamı »

22 Mar 2017

Türkiye'nin Uçurtma Müzesi Var

Çocuklarla müze gezmeyi seven aileler için güzel bir öneri olabilir. Ücretsiz olduğunu da özellikle belirtmek isterim. Ülkemizin ilk ve tek, dünyanın 18 uçurtma müzesinden biri Üsküdar’da Sokak oyunları kültürünün bir parçası ve çocukluğumuzun vazgeçilmez eğlencelerinden biri olan uçurtmanın ülkemizde bir müzesi olduğunu biliyor muydunuz? İstanbul Üsküdar’da bulunan Üsküdar Belediyesi Mehmet Naci Aköz Uçurtma Müzesi, dünyanın çeşitli ülkelerinden gelmiş binlerce uçurtma ve uçurtmayla ilgili malzemesiyle, ziyaretçilerine hem görsel bir şölen sunuyor hem de ülkemizdeki uçurtma kültürünün yaşatılmasına katkıda bulunuyor. Milattan Önce 300’lü yıllarda Çin’de doğan,  13. yüzyılda Avrupa’ya, 15. yüzyılda ise ülkemize ulaşan uçurtma, eskimeyen sokak oyunlarımız ve oyuncaklarımız arasındaki yerini koruyor. Uzakdoğu’da dini ayinler ve inanışlarda kullanılan, savaşlarda haberleşme aracı olarak kendine yer bulan, batıya geçtiğinde ise pek çok bilimsel deneyde aktif rol alan uçurtma, ülkemizde ise hala bahar oyuncağı olarak algılanıyor. Türkiye’de artık bir oyun kültürü haline gelen ve birçoğumuzun çocukluğunun bir parçası olan uçurtmayı yaşatabilmek ve gelecek nesillere...
devamı »

21 Mar 2017

Çocuklarım Çok Şanslı Çünkü BEN...

Bloğa çoğunlukla beceremediğim şeyleri yazıyorum. İyi yaptığım şeyleri yazarken ukalalık taslıyor gibi görünmemek uğruna yayın aralarına sıkıştırıyorum. Bunu da şuan düşünürken fark ettim. Neden iyi yaptığım şeyleri göğsümü gere gere yazmaktan korkuyorum/ korkuyoruz? Tabii bu deli sorulara nereden geldim diye merak edebilirsiniz 😊 kahve içermiyiz bloğunda Annelere Çağrı yazısını okudum. Annelere çağrı da bulunup kendisi de çocuğum çok şanslı çünkü ben diyerek kendi anneliğinde iyi yaptığına inandığı şeyleri yazmış. Valla tebrik ederim. Çok haklı bir isyan. Mükemmel annelik olmayacağını bile bile sürekli kendimize bir şeylerin faturasını kesiyoruz. Gerçi ben ara ara kendime gaz veren konuşmalar yapar, yazılar yazarım ama bu farklı bir şey oldu şöyle bir sıralama yapıp sonra da kendime bir aferin çeken yazı yayınlayayım diyorum 😊 Çocuklarım çok şanslı çünkü ben, Çok iyi gaz veren bir anneyim. Vallahi öyleyim. Başaramayacaklarına inandıkları, ben yapamam bunu dedikleri anda damardan girip "başarabilirsin yeter ki önce bir dene" başlıklı iki çift lafımla çok iyi cesaret veririm. İkna kabiliyetim iyidir. Dert/ isyan/ heyecan her türlü duyguyu...
devamı »

20 Mar 2017

Elsa Doğum Günü Konsepti

Geçen hafta benim, Ela'nın derken ana kız bol bol doğum günü kutlaması yaptık. Tabii sadece mum üflemek benim yaş grubuma yetiyor olabilir ama Ela'nın benden farklı beklentileri vardı. (her yıl ki gibi) Yağız'da böyle bir heves yoktu. Sadece kız çocuklarına mı özel bilmiyorum ama Ela'da inanılmaz bir doğum günü kutlama hevesi var. Valla iki yıldır resmen kendine konsept belirliyor ve pastasına kadar her şeyini öyle istiyor. Tam burada bir not yazmak istiyorum; Ela doğmadan önce gördüğüm abartılı kız çocuğu partilerini ne yalan söyleyeyim çok yadırgardım. Yazık günah ne gerek var sade bir doğum günü yapılsa daha güzel olur derdim. Şimdi kendime neler söylüyorum tahmin bile edemezsiniz 😊 Anneysen asla büyük konuşmayacaksın ve asla başına gelme ihtimalini unutmayacaksın. Neyse ben iç sesimle çebelleşirken bir taraftan da Elsa Doğum Günü Konsepti Ela tarafından belirlendi ve hazırlıklar başlandı. Geçen yıl Sofia dı ve pasta tabağı, çatalı, süsleri derken tüm ürünleri apayrı yerlerden alarak çok fazla zaman kaybettim ve masrafım iki katına çıktı. Bu yıl karakter dükkanından kişi sayısına göre toplu setlerden daha uygun fiyata aldım ve başka yerlerde gezinmeden...
devamı »

19 Mar 2017

Kızıma...

Meleğim, güzel kızım çok hızlı ve inatla büyüyorsun. İletişim kurmamız hızla ilerliyor. Hepimizin ağzının payını iyi veriyorsun. Lafıyla dövmek diye bir söz vardır. İşte sen onu 4 yaşında yapabiliyorsun. Hiç susmadığını sana özellikle yazmak istiyorum. Sofrada konuşulmaz diyerek bütün yemek boyunca konuşan tek kişi sensin. Kızınca başka anne/baba alacağım demene, öfkelenince yumruklarını sıkmana, kırılınca kalbimi çok kırıyorsun diyebilmene, sevinince "seni çok seviyorum annecim beni çok mutlu ediyorsun diyerek tüm duygularını böyle güzel ifade ediyor oluşuna hayranım. * Dilerim ömrün boyunca duygularını böyle açık ve net yaşarsın kızım. Ah bir kıyafet kavgaların var görmen lazım. Ben kendi kararlarımı veririm havalarında ne buluyorsan giyip, takıp takıştırıyorsun. Karışma bana sözcüklerin daha şimdiden havada uçuşuyor. Kimsenin yönlendirmesini sevmiyorsun hele ev içinde ki kuralları canın isterse uyguluyorsun. *Buna her ne kadar kızıyor olsam da yolundan dönme kızım. Ailen bile olsa verdiğin kararların arkasında dur. Sonucu ağır bile olsa kendi tecrübeni kendin yaşa. Kimsenin tecrübesiyle yola çıkma. Büyüyünce kocaman bir ülkenin prensesi olacağını söylüyorsun. Büyük...
devamı »

18 Mar 2017

YVES ROCHER Makyaj Ürünleri

Makyaj her yaştan kadının vazgeçmediği aksesuarı değil midir? İş, aşk demeden her yerde her zaman fark etmeksizin yapabildiğimiz en önemli eylemdir. Makyaj denince aklımıza sadece yüzümüzü renklendirmek gelmesin, cilt bakımının ilk adım olduğu bu eylemler silsilesinin gideceğimiz yere göre çeşidi değişir. Biz kadınlar, makyajı iş hayatımızda farklı sivil hayatımızda farklı şekillerde yaparız. Tabii buna göre kullanacağımız ürünler de farklılık gösterir. Örneğin; iş yerimize göre makyaj yaparken kullanacağımız renkler genel de soft olur. Ancak gece sevgilimiz ya da arkadaşlarımız ile eğlenmeye gidiyorsak o zaman biraz daha abartabiliriz. Kıyafetimize göre köyü renkler ağırlıklı makyaj yapabiliriz. Makyaj ürünlerimizi zevklerimiz belirlerken aynı zamanda cilt tipimiz de seçmemizde büyük rol oynar. İşte Yves Rocher burada devreye girer. Tamamı bitkilerden oluşmuş içeriği ile tam 50 yıl önce hayatımıza giren markanın makyaj ürünleri de hayallerimizdeki gibi. Yves Rocher’in dermatolojik testlerden geçmiş, etkin sonuçlar veren makyaj ürünleri ile güzelliğimize güzellik katarken cilt bakımımızı da ihmal etmemiş oluruz. Anlayacağınız bir taşla iki kuş vurmak her babayiğidin...
devamı »

15 Mar 2017

Ve Benim İçin...

Eeee Gülşah naber? Bak yine bir doğum günü mevzusu geldi çattı. Yeni bir yaş başlıyor. Yeni bir sayfa şu saatlerde açılıyor. 10' lu yaşlarını hatırlıyor musun? Ne çok dua ederdin zaman hızlı geçsin de 18.yaşım artık gelsin diye. Her doğum gününü coşkuyla kutlar su gibi akıp giden zamana sevinirdin. 18 olduktan sonra hayatına sihirli bir değnek değecek her şey daha güzel olacak sanırdın. Büyük hayallerin vardı ve o hayalleri kimsenin yıkmasına izin vermeyeceğine dair kendi kendine sözler verirdin. Kapı önü evciliklerini çok severdin ama 18 yaşına yeter ki gireyim bu oyunlardan vazgeçmeye hazırım derdin. 18 yaşına girdin hatta anlamadan 19-20 leri gördün. Hayallerini yıkanlar, üzenler, kıranlar oldu. Daha bir hassaslaştın. Evcilik oyunlarınla birlikte masumluk perdeleri kapandı gitti. Ve sen en çok 18 yaşından öncesini özledin. 20' li yaşlarını düşün; aşık olmak, sevmek ve sevilmek dünyanın en iyi, en harika olayı derdin. Etrafında bir sürü dost vardı. Yalnız kalmayı asla sevmez. Yalnız kalmaktan ödün patlardı. Bir sürü insan demek eğlenmek demekti. Ve hayat sadece eğlenmekten ibaretti. Kalbini kıranlar çok oldu. Ve ilk güvendiğin insanla evlendin. 23 ün de anne oldun....
devamı »

9 Mar 2017

Biz Ondan Bıkmıştık

Sabah bir haber okudum hala etkisindeyim. Yol kenarında öldürülmüş 28 yaşında bir gencin cesedi bulunuyor. Babasını teşhis etmesi için cesedin yanına getiriyorlar ve baba oğlu olduğunu onaylayarak "Yapacak bir şey yok hakkın rahmetine kavuşmuş işte, biz bıkmıştık" diye yorum yapıyor. Haberi okurken öfke ve üzüntüyü aynı anda hissettim. Baştan babaya çok öfkelendim fakat düşününce bir babaya "biz bıkmıştık" lafını söyletecek kadar evladı ne yapmış olabilir diye düşünmeden edemedim. Çocuk yetiştirmenin zor olduğunu hepimiz biliyoruz. Onları birey gibi görerek, anlamaya çalışmak için elimizden geleni yapıyoruz. Bebeklikleri, çocukluk dönemleri, sendromları ve ergenlik dönemleri derken ipler koptuğu anda toparlamak gerçekten çok zor. Hayırlı evlat duası olmayan anne yoktur diye düşünüyorum. Bir evladın hayırlı olup olmaması da öncelikle aile içerisinde sevgi görmesi ve mutlu bir yuva ile başlar diye düşünüyorum. Sonrasında ailenin önüne arkadaş çevresi girer ve ipin kopması durumu genelde bu aşamada yaşanır. Eğer ergenlik dönemini çocuk, ailesinin sevgisi ile atlatırsa zemini sağlam olarak gelişimini tamamlar diye bir yazı okumuştum. Bu cümle bende hep bir korku bırakmıştır....
devamı »

3 Mar 2017

Mevsim Geçişleri

Kış aylarını pek sevmem çünkü çok üşüyen bir insanım. Mart ayını da sevmem normalde ama hem benim hem kızçemin doğum günü bu ay içinde olduğu için bende yeri ayrıdır. Mart başını bahar gelmiş gibi yaşarım. Sanki 15 güne kadar yaz gelecekmiş gibi hemen kg vermeliyim, eve bir bahar temizliği yapmalıyım, kışlıklardan verilecekleri ayırayım da öyle kaldırayım gibi telaşım başlar. Zaten kilolu bir insan değilim ama kışın merdiven inip çıkmaktan öteye gitmeyen hareketli hayatıma sağlıklı yaşamı katmak için aklıma ilk bu ayda spor gelir. Gelir ve hava ısınmadığını görünce geldiği gibi gider. Mayıs a kalır artık benim spor :) Bu konuda sağ olsun beni en çok gaza getiren DERYA nın bloğunda paylaştığı yazı ve videolar oluyor. Hafta başından beri yaptığı programa uyuyorum ama 2 gündür güneş açmayınca amannn acele etme yaza var daha diyerek pes etmiş durumdayım. En kötü ip atlıyorum her akşam o idare eder artık :) Tatlı krizlerime de çözüm bulsam hiç sorun kalmayacak. Bahar temizliği sevdamda depreşti birden ama ortalama 24 saat içinde yok olup gitti. Boya badana, temizlik, sil süpür falan detayları düşününce bir etrafa baktım zaten evi toplaması 2 ay sürer dedim ve erteledim...
devamı »

2 Mar 2017

Evde Etkinlik Kitapları

Ela okula başladığından beri evde etkinliklerimiz azaldı. Genelde hafta sonlarımız da parmak boyası, oyun hamuru, evcilik gibi aktiviteler ile geçiyor. Fakat yapıştırma ve makas sevdamız artarak devam ettiği için denk geldikçe etkinlik kitaplarından alıyorum. Araba da evde her zaman işime yarıyorlar. İş Bankası Kültür Yayınlarına ait Bitkiler Nasıl Büyür? kitabı; yapıştırmalar eşliğinde çocuklara bitkiler hakkında oldukça güzel bilgiler veriyor. İlkbaharda hangi çiçekler açar? Tohumlar nereden gelir? gibi soruların cevabını bu kitapta bulmak mümkün. Ben okudum Ela yapıştırdı ve fazlasıyla eğlenceli zaman geçirdik. Uzun yolculuklarda da çocukları oyalamak için birebir olan bu etkinlik kitabını canı gönülden tavsiye edebilirim. Başka çeşitleri de varmış araştırma içindeyim. Çamlıca Çocuk yayın evine ait kağıt kesme kitabı ise elinde makasla gezen tüm çocuklar için oyalayıcı bir kitap. Makas kullanımı çocukların el kasları için ciddi önemli bir konudur. Ela da kendini keşfettiğinden beri terzi yamağı gibi elinde makasla gezer. En son tülleri kesme gibi bir niyeti vardı ki son anda kesilmemesi gerektiğine ikna oldu. Düz kağıt kesmekten de oldukça sıkıldığı zamanlar...
devamı »
Bumerang - Yazarkafe