Çocuklarım çok şanslı çünkü ben etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Çocuklarım çok şanslı çünkü ben etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

21 Mar 2017

Çocuklarım Çok Şanslı Çünkü BEN...


Bloğa çoğunlukla beceremediğim şeyleri yazıyorum. İyi yaptığım şeyleri yazarken ukalalık taslıyor gibi görünmemek uğruna yayın aralarına sıkıştırıyorum.

Bunu da şuan düşünürken fark ettim. Neden iyi yaptığım şeyleri göğsümü gere gere yazmaktan korkuyorum/ korkuyoruz? Tabii bu deli sorulara nereden geldim diye merak edebilirsiniz 😊 kahve içermiyiz bloğunda Annelere Çağrı yazısını okudum. Annelere çağrı da bulunup kendisi de çocuğum çok şanslı çünkü ben diyerek kendi anneliğinde iyi yaptığına inandığı şeyleri yazmış. Valla tebrik ederim. Çok haklı bir isyan. Mükemmel annelik olmayacağını bile bile sürekli kendimize bir şeylerin faturasını kesiyoruz. Gerçi ben ara ara kendime gaz veren konuşmalar yapar, yazılar yazarım ama bu farklı bir şey oldu şöyle bir sıralama yapıp sonra da kendime bir aferin çeken yazı yayınlayayım diyorum 😊

Çocuklarım çok şanslı çünkü ben,

Çok iyi gaz veren bir anneyim.
Vallahi öyleyim. Başaramayacaklarına inandıkları, ben yapamam bunu dedikleri anda damardan girip "başarabilirsin yeter ki önce bir dene" başlıklı iki çift lafımla çok iyi cesaret veririm. İkna kabiliyetim iyidir.

Dert/ isyan/ heyecan her türlü duyguyu dinlerim. 
Çocuklarımın ikisi de erken yaşta konuşmaya başlayıp hiç susmayan karaktere sahipler. Sabah kalkarlar aynı anda rüyalarını anlatırlar, sonra ne giyecekleri konusunda hep bir şeyler anlatırlar, akşam kapıdan girerlerken okulda neler yaptıklarını tüm detaylarını asla atlamadan anlatırlar ve ben arada saate bakıp ne zaman bitecek diye baksam da asla engellemeden dinlerim. Yani iyi bir dinleyiciyim 😉 ( valla itiraf edeyim arada beynim uyuşuyor bir müddet boş boş bakıyorum ama hiç rahatsız olmadan anlatmaya devam ediyorlar demek ki iyi kıvırıyorum)

Onlarla birlikte film izlemeyi, dans etmeyi, eğlenmeyi seviyorum.
Tüm yorgunluğuma rağmen saatlerce evcilik oynamışlığım vardır. Saklanbaçı en sevdiğim oyun sanıyorlar o derece coşkulu oynarım.

Kitap kurdu çocuklar yetiştiriyorum.
Yağız harika bir kitap kurdu. Okuduğu kitaplar üzerine sohbet edebiliyoruz. Birbirimize kitap tavsiyelerinde bulunuyoruz. Ela şimdilik seviyor önünde örnek olarak ben ve abisi var. Dilerim oda abisi gibi tam bir kitap kurdu olur. Ara ara üçümüz birlikte uydurma hikayeler yazıyoruz.

Kendi işlerini kendi halletmeleri için sabırla bekliyorum.
Biri odasını 8 saatte topluyor diğeri, dolabını 5 gün dağınık bırakabiliyor. Nasılsa kendileri yapmak zorunda kalacaklar. Bunu çok iyi biliyorlar dönüp dolaşıp kendileri hallediyor. Arada geliyorlar tabii "kalk git iki dakika da topla rahatla" diyor şeytan "yooo yapma git sen başka iş yap" diyorum.

Sık sık sarılıyorum.
Ben dokunarak sevmeyi ve sevilmeyi seviyorum. Hazır daha küçükler ileride belki çok sık sarılmamı istemezler diye doya doya sarılıp öpüyorum. Sevginin her kapıyı açtığını, kalplerde sevgi olmadan iyi insan olunamadığını öğrensinler istiyorum.
Ela ile kavga ettiğimizde ağlayarak sarıl banaaaa nolurr diye önüme atlar. Çakal damardan girecek aklınca 😊

Sabahları güzel koşuyorum.
Spor anlamında değil tabii nerdeee. Sabah kalkıp 45dk içinde Yağız'ın kahvaltısını hazırlayıp, paşayı yatağından kaldırıp, Ela hanımın bitmek bilmeyen kıyafet seçimini yapıp, saçlarının yapım aşamasını krizsiz atlatıp, toka, kolye seçimlerinin karar aşamasını bekleyip, sütünü önüne koyup içmesini sağlıyor sonra da koşar adım montunu giydirip kapının önüne paket yapabiliyorum. Ortalama 5dk içinde de ben kendi makyajımı yapıp, giyinip servise yetişebiliyorum. Son 1 yıldır yaşadığımız sabah koşturmalarını yazsam roman olur 😊 İşte bu yüzden en çok krizlerin yaşandığı sabah koşturmasını, akıl sağlığımı kaybetmeden gerçekten çok iyi idare ettiğime inanıyorum.

Başarıdan çok MUTLU olmalarının önemini sık sık dile getiriyorum.
Tabii ki her anne gibi başarılı çocuklarımın olmasını isterim. Fakat önceliğim başarı değil MUTLU insanlar olmalarıdır. Aldığınız belgelerle değil karakterinizle ön plana çıkın diyorum. Tabii şimdilik bunu sadece Yağız anlıyor 😊

Değer verdiğimi ve onları birey olarak gördüğümü hissettiriyorum.
Söz hakları var ve fikirlerini her konuda alıyorum. Tatile gidilecekse ne istediklerini, hafta sonu bir yere gidilecekse isteyip istemediklerini soruyorum. Emrivaki yok. Gerçi yeni nesile emrivaki yapmak demek tüm günü mutsuz geçireceksin demek onu da hesaplıyoruz tabii 😊

Özür dilemekten, teşekkür etmekten, yardım istemekten asla çekinmiyorum. Her zaman iyi bir anne olamayacağımı arada onlarında bana yardım etmesi gerektiğini ısrarla anlatıyorum. Kızdığımda, öfkelendiğimde, üzüldüğümde duygularımı kaçmadan paylaşıyorum. Özellikle Ela ile sabrım taştığında beni biraz yalnız bırakması gerektiğini, çok kızgın olduğumu altını çize çize anlatıyorum. Henüz faydasını görmedim ama inanıyorum, umutluyum göreceğim 😃

İletişim kurmam gereken bir sürü insan var. Gündüz iş yerinde iletişim kur akşam evde iletişim kur bayağı iyi idare ediyorum ya daha ne olsun.AFERİN Gülşah...

Bir öz güven geldi böyle bir liste yapınca ara ara yapayım ben bunu sizde kendinize iyilik yapın ve iyi yaptığınıza inandığınız her şeyi yazın 😉 Arada kendimizi takdir etmekten zarar gelmez.










devamı »
Bumerang - Yazarkafe