Kış aylarını pek sevmem çünkü çok üşüyen bir insanım. Mart ayını da sevmem normalde ama hem benim hem kızçemin doğum günü bu ay içinde olduğu için bende yeri ayrıdır.
Mart başını bahar gelmiş gibi yaşarım. Sanki 15 güne kadar yaz gelecekmiş gibi hemen kg vermeliyim, eve bir bahar temizliği yapmalıyım, kışlıklardan verilecekleri ayırayım da öyle kaldırayım gibi telaşım başlar.
Zaten kilolu bir insan değilim ama kışın merdiven inip çıkmaktan öteye gitmeyen hareketli hayatıma sağlıklı yaşamı katmak için aklıma ilk bu ayda spor gelir. Gelir ve hava ısınmadığını görünce geldiği gibi gider. Mayıs a kalır artık benim spor :) Bu konuda sağ olsun beni en çok gaza getiren DERYA nın bloğunda paylaştığı yazı ve videolar oluyor. Hafta başından beri yaptığı programa uyuyorum ama 2 gündür güneş açmayınca amannn acele etme yaza var daha diyerek pes etmiş durumdayım. En kötü ip atlıyorum her akşam o idare eder artık :) Tatlı krizlerime de çözüm bulsam hiç sorun kalmayacak.
Bahar temizliği sevdamda depreşti birden ama ortalama 24 saat içinde yok olup gitti. Boya badana, temizlik, sil süpür falan detayları düşününce bir etrafa baktım zaten evi toplaması 2 ay sürer dedim ve erteledim gitti. Nasılsa önemli olan evin dağınık olmamasıdır (ki bizde hep dağınık o ayrı). Duvarlarda Ela'nın el izleri ve yaptığı minik portre çizimler var bunlara kıyıp şimdi badana da olmaz en iyisi dursun böyle 😉
Evde herkes dört gözle yazlıkları çıkarmamı bekliyor. Ela geçen gün yazlık kıyafetlerini koyduğum yeri bulmuş o kadar yıkayıp ütüleyip hazır koyduğum kıyafetleri üst üste giymiş çıkarmış yatak altına sokuşturmuş. Beğendiklerini kışlıklarının arasına koymuş tabi ben görünce minik çaplı bir cinnet geçirdim. Küçücük boyuyla sadece 20 dakika içinde dolabı komple boşalttığı için ayrıca teşekkür ettim.Toplamalıyız burayı dediğimde ise uykum geldi diyerek kaçtı. Aynı şey Yağız da da var. Bulsa şuan okula sandaletle gidecek. 2 gün önce güneşi gördüğünde şort olan okul formasını arıyordu. Şeytan ver bir giysin gitsin okula bir üşüsün dedi ama kıyamadım nasılsa hasta olunca yine işin ucu bana dokunacaktı.
Mart ayı benim; en çok hayal kurup, en çok hedef koyup, en çok kendime yol çizip sonrasında da hemen vazgeçtiğim bir aydır. Genelde bu ayda her şeyi yapmak isterim ama hiç bir şeyi yapamam. Çocuklar için ise dengelerinin şaştığı, ayarlarının bozulduğu bir ay diyebilirim. Ela zaten dün itibariyle kendi çapında bugün benim doğum günüm diyerek kutlamalara başlamış durumda. Tütü ve prenses tacıyla yeni yaşını renkli bir şekilde karşılamak üzere tüm hazırlıklarını yapıyor. Asabi halleri bu sıra fazlasıyla arttı.
Dün Ela diyor ki; "anne sen ve ben aynı anda doğmuş olamayız bu sadece benim doğum günüm sen bence abimle doğum gününü kutla". Kısaca çocuk Mart ayında benim doğmuş olmamı kabullenemiyor. Benim gerçek doğum günüm; hem abisini hemde onu kucağıma aldığım gündür haberi yok 😉
Mevsim geçişlerinde sizlerde de tembellik, halsizlik, sürekli erteleme gibi şeyler oluyor mu? Yoksa bende mi sorun var 😃

