26 Şub 2018

Şekersiz 21 GÜN

Şekersiz beslenme

Babamın vefatından sonra sağlıklı beslenme ve sağlıklı yaşama ilgi alanım oldukça arttı. Çünkü babam kendine çok dikkat eden, sağlıklı beslenen bir insandı. Hiç hastalanıp yattığını bilmem bu yüzden gidişini kabullenmek hiç kolay olmadı.
İç huzurumu dualar, şükürler ile sağlarken bedenime de iyi bakmaya karar verip hayatımdan ilk önce şekeri çıkarmaya karar verdim.

Şekersiz beslenme deyince aklınıza ilk içeceklere atılan şekerler, tatlılar, çikolatalar gelmesin. Paketli ürünlerin etiketlerini okursanız yediğimiz her şeyin içinde şeker olduğunu göreceksiniz. Sabahları halsiz kalkmalar, çabuk yorulmalar, dikkat dağınıklığı vb gibi bir sürü şikayetimin çözümü olarak şekeri bırakmaya karar verdim. Tüm kan değerlerim normal iken özellikle sabahları yataktan sürünerek kalkmak beni şekersiz hayata iten en büyük etkendi.

İnternette araştırırken şekersiz 21 gün kitabını buldum ve acaba neden 21 gün diye araştırmaya başladım.

NEDEN 21 GÜN?
"21 gün, alışkanlıklarımızın belirlenmesinde etkili gün sayısı olarak bilinir. Bir davranışı alışkanlık olarak belirleyebilmemiz ve zihnimizin kabullenmesi için 21 gün boyunca tekrarlamamız ve uygulamamız gerekir. Amaç, bunu alışkanlık haline getirmek için ve 22.gün geldiğinde vücudumuzun bunu otomatik olarak daha rahat bir şekilde gerçekleştirmesidir. Örneğin, bu 21 günlük süreç sigarayı bırakmak için, spora başlamak için ya da şeker alışkanlığımızı azaltmak için kullanılabilir. Şekersiz 21 günde, amacımız şeker ihtiyacımızı doğal kaynaklardan karşılayarak, yapay olan hiç bir şeker türünü tüketmemek ve paketli ürünlerden uzak durmaktır."
*kitaptan alıntıdır.

Kolay bir süreç değil sadece abur cuburu kesmekle ya da ne bileyim tatlıdan uzak durmakla olmuyor. Elimizi attığımız bir çok ürünün içerisinde yapay şeker var. Bu vesile ile alışveriş yaparken ürünlerin içeriklerini okuma alışkanlığı da kazandım. İnanın paketli diyet ekmeklerinin bile içerisinde fazlaca şeker var. Beyaz un ile yapılan her şeyden uzak durmak gerekiyor. Tabii ki ekmeksiz yaşamadım tam buğday ekmeğini tükettim. Zaten evimize uzun zamandır beyaz ekmek almıyorduk bu konu da çok da sıkıntı yaşamadım. Fakat sabahları iş yerinde yediğim poğaça ve simitlerin eksikliğini ilk bir hafta ciddi şekilde hissettim :) Çok yemiyor olsam da 8 gün boyunca her öğlen şerbetli veya sütlü ne kadar tatlı varsa canım çekti. Şekeri doğal yollardan almak gerekiyor meyve, hurma gibi ürünler çok abartmamak şartıyla serbest ve ben hurma sevmediğim halde en sevdiğim yiyeceğim haline geldi. Özellikle şekersiz türk kahvesinin yanında yediğim çikolataların yerini hurma aldı.

İnternette şekerin vücuda verdiği zararlar fazlasıyla açık ve net yazıyor. Şeker = zehir en anlaşılabilir açıklaması aslında bu...

Bu süreci kitapsızda idare edebilirdim ama gün gün yazılan tarifler, yenilebilecek şeyler, motivasyon yazılarının olduğu bu kitap beni pes etmeden devam etmem konusunda oldukça gaza getirdi. Başladığımın 3.gününde eşimde bana katıldı ve birlikte devam ettik. Çocuklara da örnek olacağımıza eminim :)

Bu süreci instagram hesabımdan da paylaştım. Ve bir sürü dm aldım. Mesajların çoğu "ben asla yapamam", "keşke yapabilsem" gibi olumsuz cümlelerden oluşuyor. Kendime de dediğim gibi aynısını onlara da söyledim. Önce kendine inan ve güven gerisi gelir. Denemeden ASLA demeye gerek yok. Ve inanın bir çoğu benimle birlikte yola çıktı. Asla diyenlerin bir çoğu şuan yolu yarıladı.

Pozitif düşünceye de sarmış durumdayım. Gün içerisinde o kadar çok olumsuz cümle kullanıyoruz ki modumuzu, enerjimizi kendimiz düşürüyoruz. Bu yüzden işe kendini severek başlamak gerek diye düşünüyorum. Okuduğum kitaplardan da yola çıkarak diyebilirim ki; kendinize güvenir ve inanırsanız başaramayacağınız hiç bir şey yok.

Mesela bu süreçte çok fazla olumsuz yorumla da karşılaştım;
* ne gerek var,
* zaten zayıfsın neden şekersiz besleniyorsun,
* 21 gün yapacaksında ne olacak,
* 22 gün sonra görürüm ben seni,
* ayy çok zor bence vazgeç,

ve bunun gibi bir sürü olumsuz yorumlara sadece gülüp geçtim. Çünkü ben kendim için bir yola çıktım ve bu yolda kendimi iyi hissettiğim sürece ilerleyeceğim.

Bu yazıyı yayınlıyorum çünkü 21 günlük şekersiz süreci bitirdim.
VE;
* kendimi çok iyi hissediyorum,
* regl dönemlerini tatlı krizine girmeden de atlatılabileceğini öğrendim.
* son 2 hafta ciddi bir enerji artışım vardı üşenmedim gece çocuklar uyuduktan sonra youtube dan videolar açarak spor yaptım. ( ki gündüz çalışıyorum akşamları da tv başından zor kalkarım)
* su tüketiminin cildime faydası gözle görülür bir şekilde arttı.
* sabahları yataktan sürünerek kalkmıyor alarmdan önce uyanıyorum.
* 21 gün bitsin bi simit bi tatlı yerim diyordum hiçte canım istemedi 21 gündür nasıl besleniyorsam şimdide öyle beslenmeye devam ediyorum. Tabii ki tatlı isteğim sıfırlanmadı fakat vücudumda ki bu olumlu değişimleri gördükçe nefsimi körlemeyi öğrendim.
* KENDİM İÇİN ÇOK İYİ BİR ŞEY YAPTIM düşüncesi beni çok ama çok huzurlu hissettiriyor.

Bu yüzden böyle devam etmeye karar verdim. Sadece 21 gün değil elimden geldiğince sporu da hayatıma katarak sağlıklı beslenmeye çalışacağım. 21 günü detoks gibi düşünüyorum vücudumu zehirden arındırdım. Şimdi sıra ruhumda ;) size de önerm olsum; etrafınızda sizi mutsuz eden, hevesinizi kıran, çabanızı takdir etmeyip size sürekli engel olmaya çalışan herkesi 21 gün etrafınızdan uzaklaştırın etkisini emin olun göreceksiniz ;)

İnstagram hesabım: @gulsahonen

Sevgiler,






devamı »

12 Ara 2017

Maşa ve Koca Ayı Oyuncakları


Bu kadar çizgi film karakterlerine hayran olmak olayı sadece kız çocuklarına özel olabilir mi? Yağız da bu kadar tutku görmedim fakat etrafımda ki bir çok kız çocuk aynı Ela gibi bir çok çizgi film karakterine hayran oluyorlar. Yoksa zamanın da ben çok büyük konuştuğum için mi başıma geliyor :) Bütün gün okulda olan bir çocuğun tüm karakterleri bir şekilde öğrenmesine de ayrı bir şaşkınım.

Neyse Elsa tutkumuz tam gaz devam ederken; pony, barbie, minişler ekleyerek yolumuz da hızla ilerliyoruz. Şimdilik son durağımız Maşa ve Koca ayı oyuncakları olmuş durumda 😊 sadece Maşa figürü ile çıktığımız bu yolda koca ayısından tutun evine kadar hızla ilerleyen bir alma isteği var. Tabii ki her istediğini almıyoruz bu konu da şöyle bir uygulama yapıyoruz; her dönem değişen bir karakter hayranlığı olduğu için istediği karakterden sadece 2 oyuncak seçme hakkı veriyoruz. O iki oyuncağı da aynı gün almasına izin vermiyoruz. Bu arada Ela'yı asla oyuncakçıya götürmüyorum. Çünkü ne kadar limit koyarsam koyayım inanılmaz krizler yaratıyor ve asla ikna olmuyor. İşte bu yüzden ben karakter oyuncaklarını karakter dükkanı sitesinden online almayı tercih ediyorum.


Kararı Ela ile birlikte veriyoruz. Sitede çok fazla seçenek var. Fakat karakterlerin ayrı ayrı bölümleri var. Kafa karıştırmamak için mesela Maşa ve Koca ayı oyuncakları bölümünü açıyor Ela'nın eline veriyorum. O kendisi seçiyor. Sonra da büyük bir heyecan ile kargonun gelmesini bekliyor. Bir taşla iki kuş, sabretmeyi de öğrenmiş oluyor :)

Peki neden karakter dükkanı derseniz?
Çünkü lisanslı, garantili, orjinal ürün satan güvenilir bir site diyebilirim. İnsanı uğraştırmayan kolay iade edebilme imkanı var. Ayrıca kapıda ödeme kolaylığı sağlayarak ilk tercihlerim arasında yer alıyor. Canlı destek ile de kafama takılan bir çok soruya ilgili arkadaşlar tarafından anında yanıt alabiliyorum. Ayrıca yaptıkları indirim ve kampanyalarla bir çok siteye göre oyuncakları daha uyguna alabiliyorum. Ve son olarak ürün çeşitliliği oldukça fazla yani tek seferde doğum günü süslerinden tutun da kostüm ve oyuncağa kadar bir çok ürünü aynı anda sipariş verebiliyorum.
Daha ne olsun :)

Bir de Maşa ve Koca Ayının evlerinin tanıtımı geleceğin youtuber adayından izleyebilirsiniz ;)



devamı »

5 Ara 2017

Evinizi Yılbaşına Hazırlamaya Ne Dersiniz?

İşte Evinizi Yeni Yıla Hazırlayacak Birbirinden Güzel Fikirler :)
Evinizin mis kokusu
Herkes için koku şüphesiz unutulmaz bir ayrıntı. Yılbaşı konseptini en güçlü şekilde hissettirmek için kokuları tercih edebilir, evinizi birbirinen güzel kokulu mumlarla donatabilirsiniz. Portakal, tarçın, karanfil, zencefil gibi malzemeleri kaynatarak doğal aromalarla da evinizin havasını değiştirebilirsiniz.
Kapı süsleri
Yılbaşını evinizin girişinden itibaren hissettireceğiniz bir kapı süsü hazırlamaya ne dersiniz? Bunun için sadece bükülebilir bir tel, zevkinize uygun yılbaşı süsleri ve yapıştırıcı yeterli. Gerisi yaratıcılığınıza kalmış:) 
Hediye paketleri
Yılbaşının olmazsa olmazları hediyeler. Yılbaşı ağacınızın altını boy boy hazır hediye paketleriyle süsleyebilir ya da aldığınız malzeme ve süslerle kendi hediye paketinizi kendiniz hazırlayabilirsiniz. Buradaki püf noktası, yılbaşı ağacınızla uyum içerisinde hazırladığınız hediye paketlerini ağacınızın altında en şık şekilde gösteriyor olmakta gizli.
Mum ışığı sıcaklığı
Mum ışığının içinizi ısıtan sıcaklığını keşfetmeye ne dersiniz? Mumların dekorasyonda yarattığı farka bayılacaksınız! Birbirinden güzel yılbaşı mumlarına biraz göz atın:)
    
Yılbaşına Renk Katın
Şüphesiz kırmızılar, doreler ışıltılarıyla her zaman güzel ve şık. Yılbaşının heyecanını her daim yansıtıyorlar. Ancak eğer klasik renklerin dışına çıkmak, kendi tarzınızda süslemelere gitmek istiyorsanız, mint yeşili ve lacivert gibi canlı tonlar tercih edebilirsiniz. Hatta biraz daha özgün bir dekorasyon olsun isterseniz, kendi favori renginizi veya sevdiğiniz takımın renklerini de kullanabilirsiniz.
Yılbaşının Olmazsa Olmazı Çam Ağacı
Evinizde yılbaşı atmosferini hissetmeniz için en önemli dekorasyon malzemesi yılbaşı ağaçları. İster minicik, ister dev gibi bir çam ağacı… Çeşit çeşit çam ağaçları arasından evinize ve zevkinize en uygununu  seçebilirsiniz.
Evinizi Yaratıcılığınızla Süsleyin
El becerisine güvenenler için yılbaşı dekoru şüphesiz çok eğlenceli. Hünerlerinizi göstermenin çok yolu var. Mesela klasik bir ağaç yerine büyükten küçüğe ahşap dalları halatla birbirine bağlayarak kendi özgün yılbaşı ağacınızı duvara asabilirsiniz. Led ışıklarla da bambaşka bir hava katabilirsiniz.
 
Anılarınız yılbaşı ağacınız olsun
Ailenizle en güzel anılarınızı çerçeveletip, ağaç şeklinde duvara asmaya ne dersiniz? Aralarından geçireceğiniz aydınlatmalarla son dokunuşları yapın. İşte en güzel yılbaşı ağacı şimdi sizin:)
 
   
 
Paletlerden neden çam ağacı olmasın?
Kalıplardan uzaklaşıp, doğal bir malzemeyle kendini yansıtmak isteyenler için de bir yolumuz var! Mesela paletin üzerinde kendi kompozisyonunuzu yaratıp ışıklandırarak duvara asabilirsiniz.
 
Yılbaşı Sofrası
Yılın en şık ziyafetine özenle hazırlanın. Enfes yemeklerinizin ve tatlılarınızın sunumunu güzelleştirmek için en önemli nokta sofranızın dekorasyonunu tasarlamak. Fazla kalabalığa kaçmadan, doğru renk tonlarında mumlar ve küçük süsler kullanmak, masanızı gösterişli hale getirmeye yetecektir. Ayrıca servis peçetesinde  yapacağınız ufak dokunuşlarla şıklık yaratabilirsiniz.
             
Evinizi yılbaşına hazırlamak için birbirinden güzel fikirler, Koçtaş Yaşayan Evler Yılbaşı dergisinde. Hemen tıklayın.
                                                       
Bir boomads advertorial içeriğidir.
devamı »

29 Kas 2017

Okul Öncesi Kitapları


 
 
Babamın vefatından beri bir çok şeyi elimden olmadan ihmal ediyorum. Blogum da bunlardan biri bazı şeylere alışmak cidden zaman alıyormuş bunu çok acı bir şekilde tecrübe ettim.
 
Bu dönem de özellikle çocuklarla vakit geçirmek yüzümü daha çok güldürüyor onu fark ettim. Üçümüz birlikte bir sürü çocuk kitabı okuduk. (bu sıra okuduğum yetişkin kitaplarını nedense okuyamıyorum okuduğumu da anlamıyorum) Çocuk kitaplarının bana verdiği enerjiye de ayrı bir hayranım. Bu yazımda sizlere de okul öncesi kitapları hakkında bizim en sevdiklerimizden olanlardan bir kaç paylaşım yapmak istiyorum.
 

 
 



Önce sizi Selina ile tanıştırayım sevgili İdil Öztürk Başaran'ın ortaya çıkardığı sevimli bir karakter :) İlkokul çocuklarına daha uygun olduğunu düşünsem de bizim Ela 1 aydır her akşam Selina'nın maceralarını bana okutuyor. Çizimleri ve anlatım dili oldukça ilgi çekici olduğu için Selina'nın tüm kitaplarını canı gönülden tavsiye edebilirim.
Özellikle okul fobisi olan çocuklar için Selina'nın Okul Maceraları kitabını çocuğunuza okutmanızı öneririm.
 
Gelelim diğer kitaplarımıza ;)
Hepkitap yayın evine ait bir sürü kitap elimizde mevcut :) Hatta instagram hesabımda çekiliş ile hediye etmişliğimiz bile var. Şimdiye kadar bu o kadar da güzel değilmiş dediğimiz bir kitap olmadı. Özellikle Tavşancan ve Rikki karakter olarak açık ara favorimiz.

RİKKİ
Guido Van Genechten’ın yazıp resimlediği, on sekizden fazla dile çevrilen Rikki dizisi okul öncesi dönemdeki çocuklara hitap ediyor. Rikki diğerlerinden farklı bir tavşandır. Rikki’nin bir kulağı aşağıya sarktığı için arkadaşları onunla alay eder. Farklı olmakla baş etmeyi öğrenmek bir çocuk için pek kolay değildir. Rikki, kendini eğlendirerek bu sorunun üstesinden gelebileceğini keşfettiğindeyse her şey onun için daha kolay olur.

Tavşancan ile Faresu Karlı Gün

Tavşancan ile Faresu karda oynamaya bayılırlar ama nasıl bir kardan adam yapacaklarına bir türlü karar veremezler. Bu tatlı hikâyede iki arkadaşın nasıl anlaşmaya vardığını, nasıl birlikte eğlendiğini okuyacaksınız.

Çaya Gelen Kaplan
İlk baskısı 1968 yılında yapılan Çaya Gelen Kaplan’da kendini çaya davet ettiren ve evdeki her şeyi yiyip içtikten sonra çıkıp giden, bir daha da dönmeyen kaplanın hikâyesi anlatılıyor. Kapağında iyi huylu, sakin bir kaplan ile halinden memnun bir kız çocuğunun yer aldığı kitap, canlı renkleri ve yuvarlak hatlı resimleriyle ilgi uyandırmaya devam ediyor. Modern çocuk klasiklerinden biri olan, neredeyse 50 yıldır aralıksız yayımlanan Çaya Gelen Kaplan ilk kez Türkçede.
 
Tavsiye edebileceğiniz okul öncesi kitaplar varsa yoruma mutlaka yazın seçeneklere her zaman açığız :)
Sevgiler,
 





 


devamı »

21 Kas 2017

Saklama Rehberi

                                          
Besinlerin kullanım ömrünü nasıl uzatabileceğinizi biliyor musunuz? Peki ya onları ne kadar uzun bir süre boyunca saklayabileceğinizi? Eğer siz de benim gibiyseniz, birkaç temel gıda dışındaki hiçbir besin için net bir fikriniz olmadığına eminim. En basitinden, sizce elma ne kadar bir süre saklanabilir? Lezzetini, sertliğini ve tazeliğini yitirmemesi için ne yapmak gerekir? Oturup her besin maddesi için internette araştırma yapmanıza gerek yok: http://saklamarehberi.com, tüm bu bilgilere tek bir kaynaktan ulaşmanızı sağlıyor.

Türkiye’nin ilk ve en büyük derin dondurucu üreticisi olan Uğur Soğutma tarafından hazırlanan (ve tamamen ücretsiz şekilde kullanılabilen) sitede; hamur işleri, süt ürünleri, meyveler, sebzeler ve et ürünleri ile ilgili merak ettiğiniz her bilgi yer alıyor. İlk olarak, tüm bu besinlerin ideal kullanım sürelerinin ne olduğunu, daha sonra da bu kullanım süresini nasıl uzatabileceğinizi öğreniyorsunuz. Tahmin edebileceğiniz gibi, derin dondurucu kullanmak tüm gıda maddelerin daha uzun süre dayanmasını sağlıyor. Ancak, örneğin karidesi derin dondurucuda saklayabilir misiniz? Peki ya yazın aldığınız, lezzetli ve sulu bir karpuzu derin dondurucuya koyup, kışın yiyebilir misiniz? Tüm bu soruların ve çok daha fazlasının cevaplarını Saklama Rehberi web sitesinde kolayca bulabiliyorsunuz. Hepsi bu kadar değil: Sitenin “Alternatif Bilgiler” bölümünde, evde kolayca hazırlayabileceğiniz birbirinden lezzetli tarifler yer alıyor. Evde nasıl mocha yapabileceğimi, meyvelerin kararmasını nasıl önleyebileceğimi, hatta unsuz kekin nasıl yapılacağını bile öğrendim. Laf aramızda, kot pantolonların derin dondurucuda temizlenebileceğinin de haberdar oldum! (Kotu fırçaladıktan sonra bir poşete koyup derin dondurucuda 1 gün boyunca bekletiyorsunuz.  Şaşırtıcı, değil mi?)

Türkiye’nin ilk gıda saklama rehberi olan http://saklamarehberi.com, beni şaşırtacak ölçüde bir içeriğe sahip ve her birini okumaktan büyük keyif aldım. Eğer sizin de bir derin dondurucunuz varsa, bu siteyi muhakkak ziyaret etmelisiniz. Derin dondurucunuz yoksa bile gıdaları nasıl daha sağlıklı tüketebileceğinizi, ne kadar uzun bir süre boyunca saklayabileceğinizi ve basit, pratik, lezzetli tarifler ile ipuçlarını Saklama Rehberi web sitesinden öğrenebilirsiniz.
Bir boomads advertorial içeriğidir.
devamı »
Bumerang - Yazarkafe